Görevli belgeleri dikkatlice inceledi ve şöyle dedi:
— Kayıt işlemi yapılmış, ancak belirlenen prosedüre göre evliliğin kesin hukuki tamamlanması ancak 24 saat sonra gerçekleşecek.
Tekrar sordum:
— Yani şu anda kaydı hâlâ iptal etmek mümkün mü?
Başını salladı.
— Evet. Süre dolmadığı sürece.
O anda hâlâ her şeyi durdurma şansım olduğunu anladım.
On dakika bile geçmedi.
Evlilik kaydının iptali için başvuruda bulundum.
Gerekli tüm işlemler tamamlandı.
Bir süre sonra Alina beni aradı.
Sesi kendinden emin geliyordu:
— Yarın görüşürüz, değil mi? Boşanmayı ve mal varlığını konuşmamız gerekiyor.
Sakin bir şekilde cevap verdim:
— Konuşacak bir şey yok.
Sessiz kaldı.
— Ne demek istiyorsun?
— Sen benim yasal eşim olmadın. Evlilik, resmi olarak yürürlüğe girmeden önce iptal edildi.
Aile
Telefonun diğer ucunda sessizlik oldu.
İlk kez tüm bu süre boyunca kendine olan güvenini kaybetti.
Paraya güvenmişti.
Mal varlığına güvenmişti.
Başkasının güvenini kendi çıkarları için kullanabileceğini düşünmüştü.
Ama sonunda elinde sadece kendi davranışlarının sonuçları kaldı.
Birkaç gün sonra o düğüne katılan birçok kişi gerçeği öğrendi.
Herkes aynı şeyi söylüyordu:
— Bazen insan gerçek yüzünü tam da kazandığını düşündüğü anda gösterir.
Ben ise önemli bir şeyi anladım.
Aşk hakkında konuşan herkes gerçekten sevmez.
Bazen en büyük zenginlik mal mülk değildir.
Asıl zenginlik, bir insanın gerçek karakterini zamanında görebilmektir.