Kayınvalidem Nermin, en özel anım olan bebek

Sabahın ilk ışıkları yatak odamızın perdesinden sızarken, midemdeki o tanıdık çalkantı, hamileliğin getirdiği doğal bir bulantıdan ziyade yaklaşan bir felaketin habercisi gibiydi. Aynanın karşısına geçip yirmi dokuz yaşındaki yüzüme baktığımda, sadece bir anne adayının ışıltısını değil, son iki yıldır ruhumu kemiren o görünmez gölgeyi, Nermin’i gördüm. Nermin, eşimin annesi olmaktan ziyade, hayatımızdaki her nefesi denetleyen … Devamını oku

Huzurevindeki 89 Yaşındaki Bir Adam Herkesin İçinde Diz Çöküp Bana Evlenme Teklif Etti – Neden Beni Seçtiğini Açıklayana Kadar Bunun Sadece Bir Şaka Olduğunu Sandım.

Üç hafta boyunca Hüseyin Amca’nın o sözleri zihnimden hiç çıkmadı. O an herkes nefesini tutmuş bizi izlerken ne diyeceğimi bilemedim. Gülümsemeye çalışıp onu ayağa kaldırdım. “Bu sorunun cevabını hemen veremem,” dedim. “Zaten hemen cevap vermeni istemiyorum,” diye karşılık verdi. “Sadece beni dinle.” Hemşireler bizi huzurevinin küçük bahçesine götürdüler. Akşam güneşi ağaçların arasından süzülüyor, kuş sesleri … Devamını oku

Selin…

Ve henüz birkaç aylık olan üç bebeğim vardı. Babam onların varlığını biliyordu. Yedi yıldır herkes sustu. Bir tek ben hiçbir şey bilmiyordum. Fotoğrafı elimde tutarken babamın yüzüne bakamadım. Üç yıl önce onu toprağa vermiştim. Cenazesinde saatlerce ayakta durmuş, insanların “Baban seninle gurur duyuyordu” sözlerini dinlemiştim. Şimdi ise önümde, yedi yıl önce çekilmiş bir fotoğrafta, babam … Devamını oku

Kızım, mezuniyet töreninde beni değil, okulun hademesini seçti; hademe cebinden eski bir zarf çıkarıp, “Annesi bunu yapmam için bana yalvardı,” diyene kadar kendimi hayatımda hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemiştim.

Nihat Bey mektubu ellerinin arasında tuttu ve ilk satırı okumaya başladı. “Sevgili eşim…” Daha iki kelimeyi duyar duymaz nefesim kesildi. Bu, eşimin bana yıllar önce yazdığı bir mektuptu. Ama neden Nihat Bey’deydi? Neden bunca yıl saklamıştı? Ve en önemlisi, neden Beren’in mezuniyet gününü beklemişti? Nihat Bey okumaya devam etti. “Eğer bu mektubu okuyorsan, kızımız artık … Devamını oku

Gelinim, mayolu fotoğrafımdaki “kırışık vücudum” yüzünden torunlarımı görmemi yasakladı… Ama onun unuttuğu bir şey vardı.

Kapıyı çaldığımda kalbim göğüs kafesimi zorluyordu ama bu kez korkudan ya da utançtan değil, adaletin getirdiği o sarsılmaz kararlılıktandı. Kapı açıldı. Burcu, beni karşısında görmeyi hiç beklemiyordu. Yüzündeki o kibirli, her şeyi kontrol edebileceğini sanan ifade bir anlığına dalgalandı, yerini şaşkınlığa bıraktı. “Senin burada ne işin var? Ben sana telefonda…” diye başladı, sesi her zamanki … Devamını oku

Her Gece Benden…

Murat ve Elif, on iki yıllık evliliklerinde pek çok zorluğu birlikte aşmış bir çiftti. Dışarıdan bakıldığında mutlu ve uyumlu görünüyorlardı. Ancak son zamanlarda Murat’ın içinde büyüyen bir huzursuzluk vardı. Elif, sağlıklı yaşam konusunda oldukça titizdi. İnternette gördüğü her yeni öneriyi araştırıyor, faydalı olduğuna inandığı şeyleri hayatlarına uygulamaya çalışıyordu. Bir süre önce doğal bitkilerden hazırladığı özel … Devamını oku

Komşumuz, kör babamı tam 8 yıl boyunca

Hasan Amca’nın sözleri duyduğum anda boğazım düğümlendi. “Ne demek doktora değil?” diye fısıldadım. Yaşlı adam derin bir nefes aldı. Sonunda zarfı elime bıraktı. “Önce bunu oku. Sonra konuşuruz.” Titreyen ellerimle zarfı açtım. İçinden, babamın el yazısıyla yazılmış birkaç sayfa çıktı. İlk satırda şu cümle vardı: “Oğlum, bu mektubu okuyorsan artık ben yokum. Bana kızacağını biliyorum … Devamını oku

Huzurevindeki 76 yaşındaki yaşlı kadın

Bedenime dokunma, yoksa bütün huzurevini ayağa kaldırırım!” İstanbul’un dışındaki küçük sahil kasabasında bulunan **“Huzur Konağı Yaşlı Bakım Evi”**nin yemek salonu bir anda sessizliğe büründü. Kaşıkların tabaklara çarpma sesi kesildi, televizyonda oynayan dizi bile sanki kısılmış gibiydi. Ses, 7 numaralı odadan gelmişti. Orada 76 yaşındaki Fatma Hanım kalıyordu. Zayıf, bembeyaz saçlıydı ama gözleri, yıllardır içinde birikmiş … Devamını oku

Ölmek Üzere Olan Bir Adamla, Bu Onun Son Dileği Olduğu İçin

Kemal’in mektubu elimden kayıp yere düştü. Kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atıyordu. Titreyen ellerimle kâğıdı yeniden aldım ve okumaya devam ettim. “Bu satırları okuyorsan artık bu dünyada değilim. Sana gerçeği yüzüne karşı söyleyemedim. Çünkü bunu söyleseydim benimle evlenmeyi kabul etmeyeceğini biliyordum.” Derin bir nefes aldım. Bir sonraki satır ise beni yıllar öncesine götürdü. “Yirmi altı yıl … Devamını oku

Kocam, yeni doğan üçüzlerimizle beni baş başa bırakıp

Serkan’ın sesi telefonda öfkeyle titriyordu. “Sen bunu bana gerçekten yaptın mı?!” diye bağırdı. Telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım. Üçüzlerden biri yine ağlamaya başlamıştı. Diğer ikisi de onu takip etmek üzereydi. “Sakin ol,” dedim. “Ne olmuş?” “Ne mi olmuş? Bavulumu açtım! Bütün kıyafetlerimin yerine bebek bezleri, biberonlar, süt sağma poşetleri, pişik kremleri ve emzikler koymuşsun! Takım elbiselerim, … Devamını oku

1 … 25 26 27 … 36