OĞLUM 2006 YILINDA D-750 KARAYOLUNDA KAYBOLDU. GEÇEN SALI, AYNI YOLDA LASTİĞİM PATLAYINCA EVSİZ BİR ADAM YARDIMIMA GELDİ… 

“Karşımda duran kişiyi görünce dizlerimin bağı çözüldü ve olduğum yere yığıldım.”

Kapıyı açan adamın yüzüne bakarken nefes alamıyordum.

Saçları omuzlarına kadar uzamıştı. Sakalları dağınıktı. Yüzü güneşte, soğukta, yıllarca açık havada kalmış gibi sertleşmişti. Ama gözleri…

O gözleri tanıyordum.

Bir annenin çocuğunun gözlerini unutması mümkün değildi.

“Utku…” diyebildim.

Adamın dudakları titredi.

Bir adım geriye çekildi.

“Anne.”

Dünyanın sesi kesildi.

Yirmi yıl boyunca milyonlarca kez kafamda kurduğum o an, hiçbir hayalime benzemiyordu. Koşup boynuna sarılacağımı düşünürdüm. Çığlık atacağımı, ağlayacağımı, yüzünü ellerimin arasına alacağımı sanırdım.

Ama hiçbirini yapamadım.

Sadece yerde dizlerimin üzerinde kalıp ona baktım.

Utku kapının eşiğinde durmuştu. Artık yedi yaşında değildi. Yirmi yedi yaşında bir adamdı. Çenesinde küçük bir yara izi, sağ kaşının üzerinde çocukken bisikletten düştüğünde oluşan o ince çizgi hâlâ vardı.

“Gerçekten sen misin?” dedim.

Başını eğdi.

“Evet.”

Ayağa kalkmaya çalıştım ama bacaklarım beni taşımıyordu. Utku yanıma gelip kolumdan tuttu. Ona dokunduğum an içimde tuttuğum bütün acı çözüldü.

Oğluma sarıldım.

Yirmi yıl gecikmiş bir sarılmaydı.

Öyle sıkı tuttum ki bir daha kaybolmasın istedim.

Ama birkaç saniye sonra Utku geri çekildi.

Yüzünde sevinçten çok korku vardı.

“Buraya gelmemen gerekiyordu.”

Sanki içime yeniden buz dökülmüştü.

“Neden?”

Utku cevap vermek yerine arkasındaki koridora baktı.

Ev eskiydi. Duvarların boyası dökülmüş, perdeler solmuştu. Koridorun sonunda tek bir ampul yanıyordu.

“İçeri gir. Dışarıda konuşamayız.”

Onu takip ettim.

Salonun içine girince ilk fark ettiğim şey duvarlardaki fotoğraflar oldu.

Utku’nun çocukluk fotoğrafları.

Ama bunların hiçbirini ben çekmemiştim.

Birinde ormanda ateş başında oturuyordu.

Bir diğerinde on iki yaşlarında görünüyordu ve yanında yaşlı bir adam vardı.

Bir başka karede ise liseli gibiydi. Kalbim sıkıştı gorsele do’kunun diger bölüm sonraki sayfda…