Huzurevindeki 76 yaşındaki yaşlı kadın

Bedenime dokunma, yoksa bütün huzurevini ayağa kaldırırım!” İstanbul’un dışındaki küçük sahil kasabasında bulunan **“Huzur Konağı Yaşlı Bakım Evi”**nin yemek salonu bir anda sessizliğe büründü. Kaşıkların tabaklara çarpma sesi kesildi, televizyonda oynayan dizi bile sanki kısılmış gibiydi. Ses, 7 numaralı odadan gelmişti. Orada 76 yaşındaki Fatma Hanım kalıyordu. Zayıf, bembeyaz saçlıydı ama gözleri, yıllardır içinde birikmiş … Devamını oku

Ölmek Üzere Olan Bir Adamla, Bu Onun Son Dileği Olduğu İçin

Kemal’in mektubu elimden kayıp yere düştü. Kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atıyordu. Titreyen ellerimle kâğıdı yeniden aldım ve okumaya devam ettim. “Bu satırları okuyorsan artık bu dünyada değilim. Sana gerçeği yüzüne karşı söyleyemedim. Çünkü bunu söyleseydim benimle evlenmeyi kabul etmeyeceğini biliyordum.” Derin bir nefes aldım. Bir sonraki satır ise beni yıllar öncesine götürdü. “Yirmi altı yıl … Devamını oku

Kocam, yeni doğan üçüzlerimizle beni baş başa bırakıp

Serkan’ın sesi telefonda öfkeyle titriyordu. “Sen bunu bana gerçekten yaptın mı?!” diye bağırdı. Telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım. Üçüzlerden biri yine ağlamaya başlamıştı. Diğer ikisi de onu takip etmek üzereydi. “Sakin ol,” dedim. “Ne olmuş?” “Ne mi olmuş? Bavulumu açtım! Bütün kıyafetlerimin yerine bebek bezleri, biberonlar, süt sağma poşetleri, pişik kremleri ve emzikler koymuşsun! Takım elbiselerim, … Devamını oku

Kendinden küçük biriyle aşk yaşayan kadınlara hep kızardım

Kapıyı açtığım anda karşımda iki polis memuru ile sivil giyimli bir kadın duruyordu. Daha ne olduğunu anlayamadan kadın gözlerini benim arkamdaki adama dikti ve titreyen bir sesle, “İşte burada!” diye bağırdı. Arkamı döndüğümde yüzünün bembeyaz kesildiğini gördüm. Birkaç saniye önce bana kapıyı açmamam için yalvaran adam, pencereye doğru kaçacak yer arıyordu. Polislerden biri kimliğini göstererek … Devamını oku

Selin…

Ve henüz birkaç aylık olan üç bebeğim vardı. Babam onların varlığını biliyordu. Yedi yıldır herkes sustu. Bir tek ben hiçbir şey bilmiyordum. Fotoğrafı elimde tutarken babamın yüzüne bakamadım. Üç yıl önce onu toprağa vermiştim. Cenazesinde saatlerce ayakta durmuş, insanların “Baban seninle gurur duyuyordu” sözlerini dinlemiştim. Şimdi ise önümde, yedi yıl önce çekilmiş bir fotoğrafta, babam … Devamını oku

Ve birkaç saniye sonra söylediği tek cümle, o evdeki herkesin hayatını değiştirdi:

“Hayır doktor… Bu mümkün olamaz.” Kerem’in bu sözlerini duyduğumda Aras hâlâ kucağımda uyuyordu. Melis’in yüzü bembeyaz olmuştu. “Doktor ne söyledi?” diye sordum. Kerem telefonu yavaşça indirdi. Bir süre bana baktı. Sanki söylemek istediği kelimeler boğazına takılıyordu. “Aras’ın kanında çok nadir görülen bir işaret bulmuşlar.” “Ne demek bu?” “Tek başına önemli olmayabilirmiş. Ama hastane eski kayıtları … Devamını oku

Kızım yeni doğan üçüz bebeklerini terk etti.

Kızım hastaneden arkasına bile bakmadan çıktıktan sonra üçüzlerini ben büyüttüm. Yirmi yıl boyunca o kızlara sahip olduğum her şeyi verdim. Sonra üzerinde gönderenin adı olmayan pahalı hediyeler gelmeye başladı ve onları terk eden kadının sonunda geri döndüğünü anladım. Torunum June bana ilk kez “Baba” dediğinde, bir mahkeme salonundaydım ve ellerim o kadar titriyordu ki kalemi … Devamını oku

İnişe Dakikalar Kala

Uçakta yerime oturmuş, uçuşun bitmesini bekliyordum. Yanımda bir çanta, önümde bir dergi, kafamda dönüp duran bir iş toplantısı; sıradan bir dönüş yoluydu. Sonra yanıma sekiz yaşlarında bir çocuk oturdu. Gözleri meraklı, elleri biraz titrekti. Gülümseyerek konuşmaya başladım; annesiyle birlikteydiler. Çocuk cebinden küçük bir oyuncak araba çıkardı, gözleri bana bakıp utangaç bir şekilde “bunu alır mısın?” … Devamını oku

Torunum, Amcasıyla Çıktığı Deniz Gezisinden Bir Daha Dönmedi…

Polis ekipleri on beş dakika içinde Kaan’ın evine geldi. Ben hâlâ garajın beton zemininde oturuyor, elimdeki eski bez parçasını bırakmadan titriyordum. Paketin içinden çıkanlar yalnızca birkaç eşyadan ibaret değildi; İpek’in o gün kolundan hiç çıkarmadığı, üzerine adının kazındığı gümüş bileklik, küçük pembe saç tokası ve en altta katlanmış, su geçirmez bir poşete yerleştirilmiş bir not … Devamını oku

Kızım plaj elbisemi hafifçe çekiştirip kulağıma fısıldadı: “Anne

Defne bir an durdu. Parmaklarıyla elbisesinin kenarını buruşturdu, sonra gözlerini bana dikti. “Babam, dayımın ağladığını söyledi. Sonra kapıyı kilitlediler.” İçimdeki düğüm biraz daha sıkıldı. “Sonra ne oldu?” diye sordum. “Kocaman siyah bir kutu çıkardılar. İçinde çok fotoğraf vardı. Babam bana, ‘Bu bizim aramızda kalsın olur mu? Annen üzülmesin,’ dedi.” Fotoğraflar… Bir an için aklımdan bin … Devamını oku

1 14 15 16 25