Kocamla 36 Yıllık Evliliğimizi Bitirdim

Kayınpederimin sözleri kulaklarımda çınlarken donup kalmıştım. “Ne demek istiyorsunuz?” diye sordum. Yaşlı adam cevap vermek istedi ama ayakta duracak hâli yoktu. Kısa süre sonra Hakan’ın kız kardeşi gelip onu kolundan tuttu. “Babamı mazur görün,” dedi mahcup bir ifadeyle. “Acısıyla fazla içti.” Ama ben artık o cümleyi duymazdan gelemezdim. Cenaze bittikten sonra herkes dağılmaya başladı. Tam … Devamını oku

Kızım Hemşirelik Fakültesinde Aylarca Sessiz Kaldı

Üzgündüm, öfkeliydim ve kafamın içi binlerce soruyla doluydu.Masanın üzerindeki eski hastane makbuzuna baktım. Tarihi tam on yıl öncesini gösteriyordu. O yıl geçirdiğim ağır trafik kazasını hatırladım. Günlerce yoğun bakımda kalmış, doktorlar yaşama ihtimalimin çok düşük olduğunu söylemişti. O dönemin ayrıntılarının çoğu zihnimden silinmişti.“Ece…” dedim titreyen bir sesle. “Bunun onunla ne ilgisi var?”Kızım derin bir nefes … Devamını oku

Yıllarca Kocam, Görme Yeteneğimin Zayıf Olduğunu

Aylin’in çığlığı garajın duvarlarında yankılandı. Çünkü garajın sol köşesinde, yıllardır üzerine eski brandalar örtülmüş büyük bir bölüm vardı. Murat’ın sürekli “Eski hurdalar, yaklaşma.” dediği yer… Brandayı kaldırdığında karşısına çıkan şey eski bir otomobil ya da tamir malzemeleri değildi. Duvara yaslanmış onlarca büyük çerçeveydi. Her biri benim fotoğrafımdı. Ama bu fotoğraflar benim hiç bilmediğim anlara aitti. … Devamını oku

Ve ertesi gün, benim paramla hazırladığı düğünde onun karşısına çıkmaya karar verdim.

Ertesi sabah düğüne gitmek için hazırlanırken aynada kendime uzun süre baktım. Gri takım elbisemi giydim. Kravatımı bağladım. Saçlarımı düzelttim. Dışarıdan bakıldığında kızının düğününe giden sıradan bir baba gibi görünüyordum. Ama cebimde Selçuk’un hazırladığı belgeler vardı. Banka kayıtları. Hastane giriş ve çıkış belgeleri. Şüpheli vekâletnamenin fotokopisi. Kiracıların sözleşmesi. Ve en önemlisi, noter kayıtlarının birbirini tutmadığını gösteren … Devamını oku

O anda Nermin Hanım bağırdı:

“Kerem, o belgeyi ona kim verdi?” Nermin Hanım’ın ağzından çıkan o cümleden sonra salonun içindeki hava bir anda değişti. Az önce kahkahaların yükseldiği, garsonların tabak taşıdığı, telefon kameralarının havada dolaştığı o yer bir anda nefesini tutmuş gibi oldu. Ben mikrofonu elimde tuttum. Kerem bana bakıyordu, ama o bakışta artık öfke kadar korku da vardı. Çünkü … Devamını oku

Otuz yıl boyunca alın terimle, uykusuz gecelerle kurduğum evimi

Otuz yıl boyunca alın terimle, uykusuz gecelerle kurduğum evimi oğlumun üzerine yazdım. Onun geleceği diye, emeklerimi, anılarımı, duvarların arasındaki tüm sessiz sohbetleri ona bıraktım. Güvenin en saf haliyle verdim. Her şeyin bununla biteceğini sandım. Yıllar sonra yaşlanınca kapısı yüzüme kapandı. Kendi evimde sürgün oldum. Huzurum elimden alındı. Oğlumun yüzünde tanımadığım bir soğukluk vardı. Sözleri kısa, … Devamını oku

Kayınvalidem Nermin, en özel anım olan bebek

Sabahın ilk ışıkları yatak odamızın perdesinden sızarken, midemdeki o tanıdık çalkantı, hamileliğin getirdiği doğal bir bulantıdan ziyade yaklaşan bir felaketin habercisi gibiydi. Aynanın karşısına geçip yirmi dokuz yaşındaki yüzüme baktığımda, sadece bir anne adayının ışıltısını değil, son iki yıldır ruhumu kemiren o görünmez gölgeyi, Nermin’i gördüm. Nermin, eşimin annesi olmaktan ziyade, hayatımızdaki her nefesi denetleyen … Devamını oku

Huzurevindeki 89 Yaşındaki Bir Adam Herkesin İçinde Diz Çöküp Bana Evlenme Teklif Etti – Neden Beni Seçtiğini Açıklayana Kadar Bunun Sadece Bir Şaka Olduğunu Sandım.

Üç hafta boyunca Hüseyin Amca’nın o sözleri zihnimden hiç çıkmadı. O an herkes nefesini tutmuş bizi izlerken ne diyeceğimi bilemedim. Gülümsemeye çalışıp onu ayağa kaldırdım. “Bu sorunun cevabını hemen veremem,” dedim. “Zaten hemen cevap vermeni istemiyorum,” diye karşılık verdi. “Sadece beni dinle.” Hemşireler bizi huzurevinin küçük bahçesine götürdüler. Akşam güneşi ağaçların arasından süzülüyor, kuş sesleri … Devamını oku

Selin…

Ve henüz birkaç aylık olan üç bebeğim vardı. Babam onların varlığını biliyordu. Yedi yıldır herkes sustu. Bir tek ben hiçbir şey bilmiyordum. Fotoğrafı elimde tutarken babamın yüzüne bakamadım. Üç yıl önce onu toprağa vermiştim. Cenazesinde saatlerce ayakta durmuş, insanların “Baban seninle gurur duyuyordu” sözlerini dinlemiştim. Şimdi ise önümde, yedi yıl önce çekilmiş bir fotoğrafta, babam … Devamını oku

Kızım, mezuniyet töreninde beni değil, okulun hademesini seçti; hademe cebinden eski bir zarf çıkarıp, “Annesi bunu yapmam için bana yalvardı,” diyene kadar kendimi hayatımda hiç bu kadar aşağılanmış hissetmemiştim.

Nihat Bey mektubu ellerinin arasında tuttu ve ilk satırı okumaya başladı. “Sevgili eşim…” Daha iki kelimeyi duyar duymaz nefesim kesildi. Bu, eşimin bana yıllar önce yazdığı bir mektuptu. Ama neden Nihat Bey’deydi? Neden bunca yıl saklamıştı? Ve en önemlisi, neden Beren’in mezuniyet gününü beklemişti? Nihat Bey okumaya devam etti. “Eğer bu mektubu okuyorsan, kızımız artık … Devamını oku

1 18 19 20 58